GÖBEKLİTEPE- MISIR PİRAMİTLERİ VE STONEHENGE

S. Vedat Karaarslan

Arkeolog

Bir önceki yazımda Göbeklitepe’yi yazarken tapınağın Mısır ile ilişkisini ‘kelaynak’ kuşlarının Mısır bilgesi Toth’un başında tasvir edilmesi şeklinde kurmuştum.

Graham Hancock' un, bu ilişkiyi kronolojik olarak daha önceki dönemlere taşıyarak Mısır Piramitlerinin m.ö. 3000 lü yıllarda değil Göbeklitepe’nin yapılış yılı olan m.ö.11.500 lü yıllara kadar dayanan jeolojik olayların dönüm noktası olan Pleistosen buzul çağının sona ermesinden sonra günümüzde içinde bulunduğumuz çağ olan ve 11.000 yıl öncesinde başlayan Holosen Çağı’na geçiş olan iklimin ılımanlaşmaya başlamasına bağlamış olduğu anlaşılıyor.(Bkz. Aşağıdaki grafik) 

Buz çağları sıcaklık ve buzlanma miktarlarını gösteren bir çizim.

  • Mavi: E.P.I.C.A Antarktika buzulu delim projesi çalışması;
  • Yeşil Vostok buzulu delim çalışması verileri
  • Kırmızı: Buz hacmi; düşük seviye üst çizgi ve yüksek seviye alt çizgi aralığında gösteriliyor. (Kaynak: Wikipedia)

Holosen çağına geçiş Pleistosen çağda yoğun olan buz kütlelerinin erimesi ile deniz su seviyelerinin yükselmesi ve dünyanın çeşitli bölgelerinde katastrofik sellerin ortaya çıkması ile tufanların yaşanmış olmasının sonucunu temsil eder.  

Sonuç olarak tapınak diyebileceğimiz bu megalitlerin m.ö. 10.900-10.800 yılları arasına tekabül eden Genç Dryas adı verilen dönemden hemen öncesinde inşa edildikleri ileriye sürülür.

Andrew Collins,  Göbeklitepe’nin bu küresel felaket sonucunda bir tepki olarak kurulmuş olabileceğini ileri sürmektedir.  

Megalithmania G. Hancock, bu bağlantıyı daha da ileriye taşıyarak önce Göbeklitepe, daha sonra Mısır’daki Piramitleri inşa edenlerin daha sonra Avrupa’ya geçerek m.ö. 3000 lü yıllarda kurulan İngiltere’deki Stonhenge’i de yapmış olabileceklerini de ileriye sürer.

Bu görüşlere ilaveten Plesitosen Çağı’ndaki buzul erimesinin hemen öncesinde yani sellerin oluşumundan önce son derece sofistike ve evren bilgisine sahip küresel bir uygarlığın var olduğu da kabul görür.

Peki kimdi bu uygarlığı kuranlar.?

Göbeklitepe, Mısır Piramitleri ve Stonehenge 'i kuranların ortak özellikleri bir 'astrolojik' mesaj veriyor olmaları mı? Yine Urfa'nın sınırları içinde bulunan Nevali Çöri, Diyarbakır'daki Çayönü ve daha uzaklardaki Konya Çatalhöyük ile Göbeklitepe'nin tasvirleri arasındaki bağlantılar? Arkeologlara göre Göbeklitepe'de olması gereken 200 adet toprak altındaki T şeklindeki sütunların ortaya çıkarılması ile tarihin yönünün nasıl değişeceği? Yeni bir tarih mi ortaya çıkacak? Bu kadar ince ve hassas bir taş işçiliğinin gerek Göbeklitepe gerekse Mısır piramitlerinin kesilmesinde nasıl başarılabildiği? Göbeklitepe'nin bir ölçüde akbaba ya da vahşi hayvanlar tarafından cesetlerin kemiklerinden ayrılması için temizleme işlerinde kullanılmış olabileceği? Göbeklitepe'nin yakınlarında daha kazılmayı bekleyen yer altı yerleşimler olabileceği? Antik çağ filozofu Platon' nun (m.ö. 427) Timaios adlı eserinde bahsettiği çöken kıtadan kurtulan Atlantislilerinin, Göbeklitepe'yi ve daha sonra da diğer megalitleri kurup kurmadıklarının tespiti?  gibi konular keşfedilmeyi beklemekte.     

Bütün bunlardan da daha fazla olabilecek soru ve sorunların cevabı bu megalitler arasındaki ilişkinin arkeolojik kanıtları ile ortaya konulması ile bulunabilecektir. .  

ARKEOTEKNO