TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

S. Vedat Karaarslan Arkeolog- Y. Mühendis

İnsanın duyumsuzluk (apati) sendromuna girip, kuşkucu (kinizm) bir yapıda hayata konsantre olamaması uykusuzluk (insomnia) hastalığını ortaya çıkarabilir.

Genellikle buna neden olan etken TSSB (Travma Sonrası Stress Bozukluğu) olarak bilinir. (ing: posttraumatic stress disorder (ptsd)). TSSB nin nedenleri savaşlar, patlamalar, kaza gibi nedenlerle ve daha da önemlisi depremler sonrası ortaya çıkan ruhsal travmaya neden olaylardır.  

TSSB ye beynin amigdala, prefrontal korteks ve hipokampüs arasında bilgi yollarındaki tıkanma neden olabilir. Beynin bu 3 bölgesi arasındaki nöral devre yolları yaşamımızda gördüğümüz en uç noktadaki bir olayın hatırlanması dolayısıyla kurulamazsa davranışlar olumsuz bir yapıya ulaşır.

Bu durum kişinin TSSB ye yakalanmış olması anlamına gelir.

Bu durum bir tehlike karşısında insanın kaçmasını bildiren amigdalanın, daha önceki deneyimlerin yüklenmiş olduğu prefrontal korteks aracılığı ile hipokampüsten gelen düşünceyi değerlendirerek davranışın daha olumlu olarak değerlendirilmesi sonucunu ortaya çıkarır.

Örneğin bir köpekten kaçılması ya da bir köpeğin arabaya dönen tekerleklerinin hareketi dolayısı ile saldırmasındaki yaklaşımı, düşüncenin ön plana alınması ile köpekten hızlı bir şekilde koşarak kaçılamayacağını ya da köpek ile göz göze gelmemeyi tavsiye eden düşünce tamamen daha önce prefrontal korteks üzerindeki deneyimlerimizin hipokampüsten çağrılması ile oluşur.

Sonuç olarak amigdalanın frenlenmesi prefrontal korteks üzerindeki deneyimlerimizin hipokampüs üzerinden çağrılan anılar ile değerlendirilmesi sonucunda gerçekleşir. Beynin bu üç bölümü gelecekte deneyimlerimizden nasıl bir zihinsel yoğunluk ile yeniden yaşayacağımız olaylar için nasıl bir ders çıkaracağımız belirler.

TSSB prefrontal korteks ile ilişkisi olmayan bir amigdala-hipokampüs etkileşimidir. Yeni bir olay ile karşılaştığımzda amigdala-hipokampüs etkisi ortaya çıkarak bir TSSB oluşturur. TSSB nin ortaya çıkmaması için prefrontal korteksin devreye girmesi gerekir.

Akıl sağlığının biyolojik açıklamalar ile giderilmesi hususu sadece genetik olduğu bilinen otizm ve alzheimer hastalıklarının dışında mümkün görülmemektedir. Bu husus akıl hastalıklarının biyolojik ya da psikodinamik rahatsızlıklar olarak ortaya çıkması nöropsikolojinin temellerini oluşturur.

Günümüzde DMS 5 olarak bilinen Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı'nda genetik, nörobiyoloji, beyin devreleri ve biyo göstergeler tanımlamaları bulunmaz. Bununla birlikte beyin frekanslarında sapmalar sonucunda ortaya çıktığı bilinen depresyon rahatsızlığı, genetik testler, elektrofizyoloji, seroloji [2] ve beyin görüntüleme teknikleri kullanılarak tedavi edilebilmektedir.

Beyin görüntülemede Manyetik Rezonans Görüntüleme ya da PET kullanılırken Alzheimer rahatsızlığında ise SPECT değil PET kullanılır.  Beyine elektrik uyarımı”, “elektroşok tedavisi” veya “şok tedavisi” de denilen Elektrokonvülsif Tedavi (EKT) daha az invazif olan TMU (Transkranial Manyetik Uyarım) ve TDAU (Transkranial Doğru Akım Uyarımı) kullanılır.

[1]  http://www.psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/28/travma-sonrasi-stres-bozuklugu

[2] Kan ve enfeksiyon yolu ile bulaşan hepatit ve AİDS testleri..vs