Amatör bir arkeolog olan Alfred Watkins (1855-1935) İngiltere'de olması muhtemel Roma yolları çalışmasını yaparken eski çağlardan bu yana insanoğlunun yerleşim yerlerini seçerken özellikle mabetlerini , yollarını ve binalarını dünyanın enerji yolları üzerine inşa ettiklerini ilk kez ileriye sürdü. Bunu nedeni bu yollar üzerinde oluşan manyetik enerjiden maksimum seviyede yararlanılma isteğinden kaynaklanmaktadır. Dünyanın Ley Enerji yolları aşağıdaki haritada çizgi olarak (beyaz renk) gösterilmektedir.

 

HAR_1.jpg

Ley Enerji Yolları

 

Bu enerji yollarından bir tanesi de yukarıdaki haritada görüleceği üzere Nazca- Giza Ley hattı olarak kırmızı renk ile çizilerek bir kutsal üçgen olarak Alaska'ya (Kuzey Kutbunun en uç noktası olması nedeniyle) uzatılarak belirlenmiştir. Günümüzde Nazca çizgileri olarak bilinen geometrik desenlerin Mısır Giza Keops piramiti ile aynı ley hattı üzerinde olması buradaki kültürler ile antik Mısır kültürleri arasında olabilecek bazı matematiksel ilintileri ortaya çıkarmaktadır.

 

Bu ilintilerin temeli olan piramitlerdeki matematik mucizesini  şüpheci yaklaşımcılar raslantı, bilim insanlarını uzaylıların oluşturduğuna, inançlıları ise ilahi bir gücün oluşturduğuna dair düşüncelere yönlendirmekte.

 

 

2.5.jpg

Keops Piramiti ve Sirius

 

Keops Piramiti, günümüzde Mısır’ın başkenti Kahire'nin bir parçası olan Giza’yi çevreleyen antik “Giza mezar kenti” nde bulunan üç anıtsal piramitten en eski ve en büyük olanıdır.  Firavunlar ile rahipler sınıfı arasındaki bir rekabetten dolayı inşa edildiği söylenir. Hatta bu inşa sırasında Firavun'un kendi kızını dahi feda ettiği söylenir.

 

3_2.jpg

 Nazca, Giza, Angkor Ley Enerji Hattı

 

Bu ilinti astrofizik kurallarını da zorlayarak Keops Piramidi' nden başlayarak dünyayı sarmalayan  kutsal bir çizgisi ile birlikte Sirius yıldızını da geçerek dünyanın karaya en uzak adası olan Paskalya Adasına kadar uzanmaktadır. Dünyanın manyetik alan çizgilerinin her yıl 40 Km (+) ve (-) alternansa kaydığını da düşünerek bu kutsal çizgiler inşa edilen antik mabetlerin sırları bugün 'ley' çizgileri olarak bilinen modern jeofizik hatları ile de uyumluluk göstermektedir.

 

 

4_1.jpg

 

 

Rand Flem-Ath, Colin Wilson’la birlikte yazdığı The Atlantis Blueprint adlı kitapta Giza ’nın dünyadaki önemli kutsal yerlerden biri olduğunu ve bu özelliğe üstündeki yapıtlardan değil, coğrafi konumundan dolayı sahip olduğunu söyler. 

 

Giza' nın bu coğrafik konumu coğrafik konum belirlemede en önemli olan ana boylam kavramının Greenwich' den önce Giza olmasını dahi gündeme getirmişti.

 

5_1.jpg

 

 

Flem Ath, binlerce yıl önce denizlerde dolaşan kişilerin ileri teknolojiye sahip olduklarına inanıyordu. Atlantis'in de M.Ö 9600 yıllarında yok olması sonucunda bu felaketten kurtulanların yukarıdaki haritada görülen bu kutsal yollar üzerinde Giza, Quito, Kartaca, Babil, Nazca, Tiahuanaco, Ankgor ve Stonehenge gibi günümüze kadar ulaşan arkeolojik eserleri yaptıklarına inanılıyor.(Araştırma yapılmaya muhtaç bir alandır.)

 

 

angkor.jpg

ANGKOR

 

 

giza.jpgnazca_1.jpg

GİZA                                                                  NAZCA

 

Bu antik kutsal ekvator kuşağı matematiği ise bir hayli ilginçtir.

 

Burada tanımlanan  Ankgor (Kamboçya), Nazca (Peru)  ve Giza (Mısır) arasındaki üçgen matematiğini öncelikle görelim. Bu üç kent arasında inşa edilen mabetler  arasında matematiksel olarak bir altın oran vardır. (Altın Oran: 1.618)

Altın oran göze en hoş görünen ve antik çağdan bu yana kullanılan her çizime, heykele, binalara ve yazılara uygulanabilen önemli bir ölçektir.  

 

Altın Oran, ayçiceğin tohum kısmındaki tanelerin saat yönünde kıvrılanlarının ters yönde kıvrılanlarının sayısına oranıdır. Kozalaklar için de böyle bir oran vardır ve salyangoz kıvrımında da bu ilahi oran yer almıştır. Bu terimin latince karşılığını ilk kez Leonardo Vinci aurea proportionem olarak kullanmıştır. Phidia antik Grek heykeltraşcılığında da bu orandan yararlanmış ve Parthenon'un yapımında bütün oranlar 1.618 katları olarak kullanılmıştır. Ünlü gökbilimci Kepler Pisagor'un ünlü formülü ile birlikte bu oranı matematiğin iki büyük keşfi olarak tanımlar.

 

Ankgor(Kamboçya) dan Giza (Mısır) Keops piramitine olan uzaklık 4754 mil dir. Altın oran 1.618 değeri ile bu değeri çarparsak Giza ile Nazca arasındaki 7692 mil olan uzaklığı buluruz. Eğer bu değeri yani 7692 mil değerini tekrar altın oran değeri olan  1.618 ile çarparsak 12446 mil olan değeri yani Nazca ie Angkor arasındaki uzaklığı buluruz.

 

 

6_1.jpg

 

 

Eğer Nazca ve Giza arasında çizilen bir doğru ile dünyanın en uç noktası olan Kuzey Kutbundaki Alaska'ya doğru çizilen bir üçgenin taban açılarının her biri 51.8 Dereceye karşılık gelmektedir. 

 

Mısır'daki Keops piramidinin de taban açılarının değeri de 51.8 Derecedir.

 

 

7_2.jpg

               KEOPS                                  NAZCA-GİZA-ALASKA

 

Piramidin kendi matematiğinde ise 440 cubit (1 Cubit= 0.524 m)  değeri yüksekliği olan 280 cubit değerine bölünürse bu değer Π/2 değerine eşittir.

 

Şimdi eğer Alaska-Nazca-Keops piramiti arasında çizilen üçgendeki yükseklik değerini 2 Π =6.28 ile çarparsak Nazca-Giza arasındaki uzaklığın 4 katı olan 4x 7692= 30768 mil elde edilir.

 

Aynı yaklaşımı Keops Piramiti için yaparsak:

 

Piramitin Yükseklik Değeri İçin  (280 cubit x 6.28 = 1758.4)

 

Taban değeri  (440 cubit  x 4  = 1760)

 

SONUÇ:

 

Nazca (Peru), Angkor (Kamboçya) ve Giza (Mısır) arasında bugün dahi bir çok eserde oransal ölçek olarak kullanılmakta olan yüzyıllardır bilinen Altın Oran (1.618), bu antik kutsal merkezler arasında uzaklık olarak Angkor-Giza, Giza-Nazca ve Nazca-Angkor arasında vardır. Bu merkezler arasındaki uzaklıklar altın oran olan 1.618 ın katlarıdır.

 

Aynı Ley Enerji Hattı üzerinde bulunan Nazca ve Giza daki mabetlerin birbirlerine olan uzaklıkları ve dünyanın en uzak uç noktası olan Alaska arasında çizilen üçgenin taban açıları eşittir. (51,8 Derece)

 

Keops Piramitinin yükseklik değerinin 2 Π katı (1758, 4 cubit) piramitin taban uzunluğunun 4 katına (1760 cubit) yaklaşık eşittir, aynı şekilde Nazca ile Giza arasındaki uzaklığın 4 katı ( 30768 mil) bu uzaklığın Alaska'ya olan uzaklığın 2 Π katına (30694 mil) yaklaşık eşittir.

 

Bütün bu gizemli matematik ne anlama geliyor?

 

Bir sonraki yazımızda bunları yorumlayacağız.

 

ARKEOTEKNO