Exodus olarak bilinen Mısır'dan çıkışa neden olduğu ileriye sürülen Firavun II. Ramses, babası Seti'den sonra Mısır'ın başına geçtiğinde zayıf görünümlü krallığını kuzeye doğru genişletme hedefini ortaya koyar...

Exodus olarak bilinen Mısır'dan çıkışa neden olduğu ileriye sürülen Firavun II. Ramses, babası Seti'den sonra Mısır'ın başına geçtiğinde zayıf görünümlü krallığını kuzeye doğru genişletme hedefini ortaya koyar... Sonuçta Sümerlerin Samiler ile karışarak ortadan kaybolmasına neden olan ve Akkad ülkesine yerleşen Amurrular, Hititlerin vassalı iken bir müddet sonra Mısır firavunu II.Ramses' e biat ederler... Buna çok kızan Hititler, Mısır'ın bu yayılmacı politikalarını önleyecek tek güç olarak görülüyordu...Buna bir de Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına neden olan Avusturya Macaristan Arşidükü Franz Ferdinand'ın Gavrilo Princip tarafından Saraybosna'da suikasta uğramasına benzer şekilde Hitit prensi Zannanza' nın öldürülmesi de eklenince Hititler ile Mısırlılar arasında savaş kaçınılmaz hale geldi ve iki ordu o zaman ki adı Halpa (Halep) ile Eski Aramice’de ‘’iyi sulanan yer’’ anlamına gelen yasemin çiçeği şehri olarak bilinen ’Dammeśeq' veya şimdiki adıyla Şam arasındaki Kadeş bölgesinde savaşa tutuşurlar... M.Ö 1274 yılında yapılan bu savaşın sonunda Mısırlılar ile Anadolu halklarından Hititler bugünkü Suriye sınırları içinde bulunan Kadeş (Hititcesi Kinza)adıyla anılan tarihin ilk anlaşması (!) olduğu bilinen bir anlaşmayı yaptıkları savaştan tam 15 yıl sonra II.Ramses ve III. Hattuşuli arasında imzalanır....

Aslında savaş, Hitit Kralı II.Muvatalli ve kardeşi III.Hattuşili ile Mısır kralı II.Ramses arasında olmuştu. Yapılan savaştan bir kaç yıl sonra II. Muvatalli ölür. Yerine bir harem kadınından doğan oğlu Urhi Teşup geçer... Ancak krallığı yönüyle son derece kifayetsiz olan Urhi Teşup amcası III. Hattuşuli tarafından tahttan indirilerek sürgüne gönderilir... Bundan böyle Hitit krallığı III.Hattuşili'den sorulacaktı.... (m.ö.1267-1237)

Kizzuwatnalı (Adana) rahip Kummanni'nin kızı akıllı ve günümüz bir grup bilim adamı tarafından döneminin Hürrem Sultan'ı olarak anılan devlet işlerinde pek becerikli olan (!) rahip Bentip-Sar'ın kızı Puduhepa ile evli olan III. Hattuşuli hemen çevre ülkeler ile bir barış atağı başlatır... Yönetimde de etkili olan Puduhepa' ya o kadar değer verilir ki örneğin 'Fraktin Rölyefi' [1] görüldüğü üzere kayalar üzerine kazılan dini ritüel tasvirlerine konu olur...Rahip baba ve kızının adları Asya kökenli bir kavim olan Hurrice idi ve III. Hattuşili'nin, Puduhepa ile Kadeş savaşı dönüşünde görerek evlendiği ve daha sonra kraliçe anlamında tavanannaolarak siyasi olaylara da yön verecek bir kişiliğe sahip olduğu yazıtlardan anlaşılmaktaydı...Bu yüzden tabarna olarak adlandırılan Hitit kralları, arkalarına alacakları güç nedeniyle rahip kızları ile evlenmeye pek hevesliydiler...

Günümüzde Fransız Christian Jacq adlı Ejiptolog "Ramses Kadeş Savaşı" isimli kitabında; II.Ramses'in büyük bir başarı kazandığından, Hititleri darmadağın ettiğinden ve o zamanki Hitit kralı II. Muvatalli'nin barış için yalvardığından bahsediyor olsa da bu değerlendirmelerin daha sonra bir ejiptoloji efsanesinin ortaya çıkmasını sağlayacak şekilde propagandanın yayılması için bu kitabın kasıtlı olarak yazıldığı ve bir senaryo şeklinde uydurulduğu anlaşılacaktı...Buna m.ö. 9. yüzyılda yaşayıp yaşamadığı zaman zaman zaten tartışma konusu olan (?) olan Homeros'u da alet ederek m.ö. 1274 yılında yaşamış gibi göstererek kitabında belirtmesi de dahil...Homeros'un neredeyse 300 yıl öncesinde yaşamış gibi gösterildiği bu romanın yazımı Jacq'a verilen bir görev olarak antik Mısırlıların galip gelen taraf olarak gösterilip reklamının yapılmasından başka bir şey değildi...

Ancak bu propagandanın daha da vahimi binlerce yıl öncesinde Karnak (yanda) ve Ramiseum anıtına bizzat II.Ramses' in emriyle kazınmıştı.... Bu gerçek dışı propagandanın belki de en katmerlisinin C. Jacq' dan binlerce yıl önce II. Ramses tarafından abartılı olarak Pentaur şiirleri olarak da bilinen Mısır'ın zaferini anlatan öykümsü şiirlerdeki antik propagandaya da alet olan bu yazıtlar, Boğazkale (Hattuşaş) kazılarında bulunan kil mektup tablet örneklerinde görüldüğü üzere boşa çıkarılacaktı...

Kadeş Antlaşması metninin bir kopyası günümüzde Birleşmiş Milletler girişindeki duvarında asılı... İlk barış girişimini başlatan III. Hattuşili gümüş bir tablet üzerine kendi mührünü ve tavananna Puduhepa' nın mührünü bastırarak 'iki ülkeden birine iç veya dış yapılacak her türlü saldırıda ülkeler birbirlerine yardım gönderecek ve Mısır’dan Hatti ülkesine veya Hatti ülkesinden Mısır’a kaçan-sığınan kişiler kendi ülkelerine iade edilecek ancak bu kişiler şiddetle cezalandırılmayacak' şeklinde bir madde yazdırmıştı... Boğazkale'de ele geçen bir mektuptan böyle bir gümüş tableti gönderdiğini anladığımız antlaşma için III. Hattuşili II.Ramses'den aynı şekilde bir metin yazdırarak kendisine gönderilmesini istemişti... Ancak II. Ramses kendilerini daha güçlü göstermek için metin üzerinde tahrifat yaparak tablette Hitit kralından 'büyük kral' prensesinden 'büyük kraliçe' olarak yazılmasına rağmen II. Ramses'in bütün yazışmalarında 'büyük prens' ve 'büyük prenses' ifadelerini kullanarak Hititleri aşağılamak yolunu seçmişti...

Savaş öncesinde Hititler Anadolu halklarından Homeros'un İlyada'sında da bahsedilen Dardanians ve Likyalılar' dan destek ve yardım alırken Mısırlılar ise Hitit savaş arabalarına karşı Hiksoslardan öğrendikleri ve daha sonra geliştirdikleri savaş arabalarını kullandılar.Neredeyse 2 katına yakın daha fazla savaş arabasına sahip olan Hititler, adeta günümüzdeki askeri tank gücüne benzer bir güç ile Mısırlılara karşı çok parlak bir zafer kazandılar... Savaşın gerçek sonucunda harekat alanı Kenan illeri ile sınırlanan Mısırlılar, önce daha güneye Şam'a ve oradan da Levant koridoru içindeki günümüz Filistin yerleşimini kontrol eden vassal krallıklara hükmedecek şekilde Orontes (Asi nehri) üzerinde bir yerleşim olan bugünkü Kadeş'i alamadan geriye döndüler.... Hititlerin M.Ö.1280-1269 yıllarında Anadolu'nun güneyi olan Suriye gibi bölgelere yerleşmiş olması da savaşın mutlak galibinin Hititler olduğunu kanıtlar...Mısırlıların Kadeş Savaşını kazanmadığının en büyük ispatı Hititlerin Anadolu dışındaki Suriye' ye doğru genişlemelerinden anlıyoruz...Günümüz arkeologları ise madem ki Ramses parlak bir şekilde galip gelmişti de Amurru ve Kadeş vassal bir devlet olarak vergilerini neden Hattuşa' ya ödüyorlardı diye sorarlar...Ancak firavun II. Ramses' in Hitit Kralı III. Hattuşili ile imzaladığı bu antlaşmanın dönemin ve bölgenin diğer bir askeri gücü olan 'Asur' lulara karşı düşündüğü stratejik bir ittifak sonucunda gerçekleştiği daha sonraki yıllarda anlaşılacaktı...

Hititlerin başkenti Hattuşa' da (Boğazkale) bulunan Hitit metinlerine göre II.Ramses ile başlayan yanlışlıklar ve yalan zinciri, C. Jacq'ın romanları ile devam ederek günümüze kadar yanlış propagandaya dayalı gerçekleri ifade eden tarihin yazılı ilk antlaşması [2] olan Kadeş antlaşmasının orijinal metni, İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergileniyor...

S. Vedat Karaarslan

KAYNAKLAR

[1] Fraktin Anıtı: M.Ö. 13. yy.’ın ortalarına tarihlenen rölyef, Kayseri’ye 78 km. uzaklıkta, Develi ilçesinin Gümüşören köyü yakınındadır.

[2] Hitit Kralları ile Anadolu’daki beylikleri olarak adlandırılan şehir krallıkları arasında yapılan Madduwattaş, Hukkanaş, Alaksanduş, Mattiwaza, Şunaşsura antlaşmalarının ilk anlaşmalar olduğu da ileriye sürülmektedir. (E. Memiş)

[3] Sedat Alp, Hitit Güneşi, Tübitak Yayınları, 2011