UZAYDA ALTIN VAR MI?

S. Vedat Karaarslan

Yaklaşık 13.8 milyar yıl önce evrenin oluşumu ile başlayan Bing-Bang dan sonra tam 380.000 yıl sürede ne olduğu bilinemiyor...Bu süreden sonra proton ve elektronlar birleşip kütleyi oluşturdular , 100 milyon yıl sonra ise hidrojen ve helyum atomları birleşip yıldızları oluşturdular, bugün bildiğimiz karbon, kalsiyum, demir gibi elementler yıldızlarda oluştu... Daha ağır gümüş, altın, platin gibi elementler ise büyük yıldızların süpernova adı verilen patlamalarından sonra oluşan nötron yıldızlarının çarpışması sonucu oluştuğu biliniyor...

Periyodik cetvelde büyük patlama, kozmik ışıma, büyük ve küçük yıldızlar, insan yapımı ve süpernova patlamaları ile oluşan elementler aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. 

Bu tabloda görülen Altın (Au) ın süpernova patlaması ile oluşan nötron yıldızlarının çarpışması sonucu oluştuğu ifade edilmekte.Hala patlamaya devam eden yıldızların günümüzde de devam ediyor olması nedeniyle  tonlarca altın uzaya saçılmış durumda...

Dünyalıların yer yüzeyinde altın arayışındaki macerasının uzaydaki milyonlarca yıl önce dünyayı da etkisi altına alan bu süpernova patlamalarından kaynaklandığını bilmemize rağmen altından yapılmış en eski eser Bulgaristan'ın Varna Gölü yakınlarında bulunan bir nekropolde ele geçmiştir. Bu nekropolün tarihi  m.ö.4650 yılındaki Kalkolitik Çağ'a tekabül eder. Demek ki insanoğlu m.ö.4650 yılına gelinceye kadar altının değerini kendine bir süs yapacak kadar nedense anlayamamış. (şimdilik arkeolojik kayıtlara göre)

Paleolitik Çağ'dan bu yana her dönemde gücü ve Güneşi sembol eden altın para olarak ilk kez Manisa'nın Salihli ilçesindeki Sardes antik yerleşimindeki Paktolos Nehri'nin günümüzdeki adı Tabak Çayı'ndan çıkarılan altınlar ile Lidyalılar tarafından yapıldığı bilinir... (m.ö.2. binin ortası) Lidya sülalesinin son hükümdarı Kroisos bu sayede tüm antik dönemin en zengin ve popüler kişisi oldu...Karun gibi zengin sözü yanlış olarak bazı metinlerde Kroisos'a atfediliyor olsa da tarih olarak Mısır Firavun dönemi ile aynı dönemlere rast gelmemesi dolayısıyla bunun bir söylenti olarak Orta Doğu halkları arasında yayılmış olduğunu söyleyebiliriz. Karun antik Mısır döneminde yaşamıştır. (m.ö.3100)     

Yıldızların patlaması olarak ortaya çıkan ve dünyaya getirildiği takdirde altının ekonomideki egemenliğine son verebilecek kadar olan bu altın rezervleri uzayın derinliklerinde atıl bir vaziyette beklerken bu süpernova patlamalarının sonucunda dünyaya ulaşan çok değersiz,  miktarı bilinmeyen, ağırlığı olmayan, doğadaki antimaddeye katkısının ne olduğu bilinmeyen, karanlık madde ile ilgisinin ne olduğu hala tartışılan yerçekimi ve zayıf kuvvet etkisindeki 'nötrino' ların milyarlarcası dünyamıza kadar ulaşıyor... Bütün bu araştırmalar, ABD'deki Lazer İnterferometre Kütle Çekimsel Dalga Gözlemevi (LIGO) tarafından her yıl raporlanıyor...

Yani uzay değerli olanı kendinde saklıyor, değersiz olanı dünyaya gönderiyor...

Big-bang dan bu yana ortaya çıkan elektron, proton, nötron ve nötrino parçacıkları ile karşıtı olan antimadde  olarak tanımlanan 8 parçacık evrenin oluşumundan bu yana mevcuttur. Elektronun karşı maddesi pozitron (+) yüklüdür yani pozitif yüklü elektrondur..  Ancak madde ortada iken sadece laboratuvarlarda oluşturulabilen antimadde bize görünmüyor ve ortada yok...Madde ve antimadde çarpıştığında ikisi de ortadan kayboluyor ve bir enerji açığa çıkıyordu...  İsviçre'deki CERN de elektron ile (+) yüklü anti-elektron çarpıştırılıp bu oluşumun 13.4 milyar yıl önce vuku bulan evrenin oluşumu gibi Bing-Bang koşulları oluşturulmaya çalışıyor..

Bilim insanları bize görünmeyen bu antimaddenin keşfi için parçacık hızlandırıcılarda gram başına 25 Milyar $ harcıyorlar... Dünyanın ilk atom silahı projesi olan Manhattan Projesinin maliyeti 2007 rakamlarına göre 23 Milyar $ ...

Süpernova patlamaları Bing-Bang dan bu yana dünya rezervlerini tahmini ve yaklaşık olarak 155 bin 244 tondan 2.5 milyon tona miktarına kadar ulaştırmış. Bundan tonlarca daha fazla altının uzayda olduğu iddia ediliyor,

Bununla birlikte fiziğin en önemli hedefi Paul Dirac'dan (1928) bu yana  'antimadde'(antimatter) araştırmalarını sonuçlandırmaktır. Antimadde anti-güneş , anti-evren- anti-her şey olarak da tasavvur ediliyor... Daha da önemlisi Madde antimadde birleşimi ile elde edilecek enerjinin yakıt olarak kullanılarak depolanabilmesi üzerinde çalışılıyor, 100 gram dan daha az miktarda anti-hidrojen yakıtı ile 1 yıllık enerji ihtiyacı karşılanabilecek.

KAYNAKLAR

[1] Frank Close , Antimatter, Oxfor University Press, 2009

[2] http://antimatterwebcomics.com/comic/ligo-vs-tardis/

[3] https://www.fizikist.com/altinin-kaynagi-supernova-patlamalari-degil/