RAKAMLARIN MİTOLOJİSİ

S. Vedat Karaarslan

Arkeolog

Rakam bilimciler (numerolog) sayıların kökenlerini mitolojiye kadar dayandırmaya pek heveslidirler...

Dünya tarihinin ilk sayı yazma örneği Afrika Uganda'da Lembedo Dağı'nda bir baboon kemiği üzerine  mağarada bulunmuş kemik m.ö. 35.000 e tarihlenir. Bu kemiğe benzer şekilde bulunan Ishango Kemiği adı verilen aşağıdaki kemik ise bir aletin sapı olarak Arkeolog Jean de Heinzelin, tarafından Uganda-Zaire sınırı arasındaki Ishango bölgesinde bulunmuştur. (m.ö. 9000)  

Altmışlı (seksadesimal) yazı sistemi 2,3,4,5,10,12,20,30 ile kolay bölünebilen bir yazı sistemidir. Bu yazı sistemi daha önceki 10 ve 12 li yazı sistemi ile uyumlu olsun diye geliştirilmiştir. El üzerindeki 4 parmaktaki 12 boğum ve 5 parmağın çarpımı ile elde edilen 60 sayısı bir saatin 60 dakika olması ve bir dairenin de 360 derece olmasının kaynağı olarak bilinir. Sümerlerin ünlü Gılgameş Destanı' nda 60 ın katı olan  olan 3600 rakamı aşağıda görüldüğü gibi sistematik olarak kullanılmıştır.  

Babilliler Sümer ve Akkad aritmetiğinde olmayan basamak sistemini geliştirdiler. Loftus, 1854 yılında bulmuş olduğu iki kil tablette Babillilerin sayıları yazmak için basamak istemini kullanmış olduklarını ortaya koymuştur.

İlk rakamlar bir insan başını sembolize eden tablet üzerindeki bir çizgidir. 

Babilliler, sayıları yazmak için bugünküne benzer şekilde farklı tabanların (heksadesimal, ondalık (desimal), binary (ikili) ...vs)  birbirlerine çevrim için kullanılan basamak sistemini kullanıyorlardı.

Örneğin 8 sayısının karesi olan 64 rakamları için 14 yazıyorlardı ve bu değer (1 X 60 (1) + 4 X 60 (0) = 64) olarak hesaplanıyordu.

Diğer bir örnek olarak 9 sayısının karesi olan 81 rakamı için 121 yazılmaktaydı ve 121 için ise (1 x 60 (1) + 21 X 60 (0)) = 81 olarak hesaplama yapıyorlardı.

Günümüzdeki 1 ve 0 lardan oluşmuş ikili (binary) sistemli bir sayının 10 (desimal) tabanlı sayılara çevrilmesi gibi aynı sistem kullanılmaktaydı. 

Sümer ve daha sonraki toplumlarda gökyüzünde çıplak göz ile görülebilen 5 adet gezegen vardı ve bunlara Ay ile Güneş de eklenince toplam sayı 7 oluyordu. Bu gezegenler daha sonraki çağlarda haftanın günleri ile eşleştirildi. Bundan dolayı 7 sayısı her zaman kutsal kabul edildi.(aşağıdaki şekil) 

Bilinenin aksine Maya kökenli olduğu düşünülen ve Hint icadı olduğu Arap dünyasından batıya geçtiği düşünülen sıfır rakamı önceleri Mısır ve bunu takiben de Babillilerin icadıdır.

Babil matematiğinde sıfır, rakamlar arasında boşluk konularak uygulanırdı.

Sıfır rakamı Babil matematiğinde sıklıkla kullanılan bir rakam olmasına rağmen Roma'da sıfır sayısı yoktu, 1299 yılında Floransa'da sıfır yasaklanmıştı, çünkü 9 rakamına dönüştürülüp sahtekarlık yapılıyordu.

Sıfır, hiç önemsiz gibi görünürken günümüz matematiğinde Descartes kartezyen sistemi sayesinde yer edinilebilmiş, sıfıra bölmeyi matematiksel olarak programlarına koymayı unutan bilgisayar programcıları çok önemli bir denizaltı faciasına neden olmuştu. ABD nin Virginia eyaleti kıyılarından açılmakta olan Yorktown gemisi bilgisayar yazılımının sıfıra bölmeyi başaramayan bir kodu yüzünden gemi  motorlarının iflas etmesi nedeniyle acilen kıyıya çekilmişti. (Scientific American, Kasım, 1998)  

Sıfır sayılmazsa bir (1) ise kendisi ile çarpıldığında kendisine eşit olan tek sayıdır. Büyük bir sadakatla kendisine bölünen her sayıya hürmeten bölüneni veren saygın bir rakamdır. Kuran'ı Kerim' de her harfin karşılığı olan ebced hesabına göre ilk harf olan 'elif' in rakamsal değeri '1' dir.  

Pisagor tellerin tireşimleri ile sayılar arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.

Bir, Pisagorcular tarafından sevilmeyen bir sayı idi, çünkü bir sayı birimlerin toplamında oluşmalı idi ve o dönemlerde ondalık sayılar bilinmiyordu. Buna rağmen titreşen tellerin müzik skalalarına karşılık gelen ölçeklendirilmiş aralıkları 1:2, 2:3 ve 3:4 olarak buldu. Bu sayılar her dönemde hep kutsal olarak kullanıldı.

Sırasıyla (1) unity (monad), iki (dyad), üç (triad) ve  dört (tetrad) olarak tanımlandı ve bu sayıların toplamı olan (10) sayısı ise (decad) olarak ateş, hava, su ve toprak olarak tanımlandı.

Birden dörde kadar olan sayıların gerek kendileri gerekse kendi aralarında toplamları olan sayılar, her dönemde kutsal olarak kabul edildi.

Pisagorcuların hiç sevmediği (1) sayısının futbol takımlarında kalecinin numarası olmasının nedeni ise takımın sayılmaya en önce kaleciden başlanıyor olmasıdır.  

ARKEOTEKNO 

KAYNAKLAR: 

1. https://publicism.info/science/golden/2.html