ANLAMLI CÜMLE KURMANIN BEYİNDEKİ PÜF NOKTALARI

Bir soruyu, bir emri, bir isteği, bir ünlemi ya da bir eylemin gerçekleştirilmesini ifade eden cümleler içindeki kelimeleri anlama ve kelime bolluğu arasındaki bağlantıya kelime akıcılığı testi denilir.

William Thurston tarafından 1938 yılında geliştirilen bu teoriye göre bir cümle içindeki kelime bolluğu ve anlama arasında %42 oranında ilgi vardır. Yani bir cümlenin yapısallığı ile içinde kullanılan kelimelerin zorluk ve kolaylığı kelimelerin anlamlandırılması ile direkt ilişkilidir.

Cümlenin hissedilen ve derin anlamı doğal bilgiden oluşur. Doğal bilgi, aşağıdaki tabloda gösterilen bilginin beyinde kayıtlanması, beynin anatomik yapısı içinde hangi belleğe işleneceğinin belirlenmesi sonucunda oluşur. Doğal bilginin beyinde kayıt edilmesine yönelik süreler, beynin anatomik yapısı içindeki yerleri ve bellek kayıpları halinde kişinin nasıl bir psikolojik durumda olacağı tabloda gösterilmektedir. 

Thurston’un bulduğu teste Şikago Kelime Akıcılığı Testi (Chicago Word Fluency Test: CWFT) denilir. Yöntem ile kişinin zekâsı da ölçülebilir. Prefrontal Korteks olarak bilinen beynin akıl ile ilişkili bölümünün ne kadar çalıştığı ile ilgili olarak yapılan bu test ile ilk beş dakika içinde örneğin ‘yemek’ ile ilgili olarak kaç tane S harfli kelime yazıldığı, ikinci 5 dakika içinde ne kadar C harfli kaç kelime yazıldığı kişiye yönlendirilerek doğru olanların sayısı test sonucu olarak belirlenir. Böylece kişinin sembolik sözel akıcılığı bulunur.

Demek ki cümlede kullanılan kelime sayısının cümlenin özne, fiil gibi yapısal özelliklerinin nasıl kullanıldığı ile çok fazla değil ama cümle içinde kullanılan kelimelerin anlamları ile daha çok ilgisi vardır. Sözel akıcılık olarak bilinen bu test yönteminde cümlenin anlamlı olabilmesi için cümlede kullanılan kelime bolluğu ile kelimeleri anlama arasındaki oran 0.42 olarak belirlenmiştir.

İnsan beyninin sağ kısmını kullananların daha çok sosyal oldukları, sol beynini kullananların ise daha çok matematiksel işlere karşı eğilimi ile bu iki lob arasında corpus callosum’un iyi gelişmesi durumunda her ikisini de kullanabilme özelliği kişiyi kendini ifade edebilme açısından en üst seviyelere kadar çıkararak her konuda önde olmayı gerektirirken bu kişilerin toplumda lider olma pozisyonunda oldukları bilinir.

Dil ve konuşma alanı olarak bilinen beyindeki Broca alanı beynin konuşulanları anlama alanı olarak bilinen Wernicke alanının işlevselliğinin Kelime Akıcılığı testi olarak bilinen Thurston’un Şikago Kelime akıcılığı testi ile olan bağlantısı vardır.

Böylece beyinde duyusal verilerin işlendiği beynin dört bölümünden biri olan parietal lobun (alt kısmı), Broca alanı ve Wernicke alanı ile sinir liflerinin yardımıyla bağlandığını bildiğimiz biyolojik yapı içinde sağ ve sol loblarının birbirlerine olan bağlantısını sağlayan corpus callosum yolunun gelişmiş olması insanın konuştuğu cümlelerin içindeki kelimelerin çokluğuna bağlı olarak cümlenin anlaşılır olmasını sağlar.

Dokunma, görme, tat, koku, işitme gibi duyuların algılanması ve entegrasyonunda rol oynayan beyindeki parietal lobun cümlelerin kurulmasında kelimelerin anlamlandırılmasında özellikle aklın tekamül ettiği prefrontal korteks ile bağlantısı nedeniyle önemli bir işlevselliği vardır. Örneğin haritacılıkta mekânsal yön bulma becerisinin gelişimi de parietal lobun gelişimi ile bağlantılıdır.

Demek ki duyuların işlendiği parietal lobun Şikago Kelime Akıcılığı Testi ile olan bağlantısı insanda düşünme melekesinin yönlendirildiği prefrontal korteks (frontal lobes) ile direkt ilişkisi bulunur.

Kullanılan cümleler içindeki kelimelerin anlamlı olması da kişide dokunma, görme, tat, koku ve işitme duyularının ne kadar geliştiği ile bağlantılı olarak toplumsal yapı içinde insanların birbirlerini anlama yeteneğinin gelişmiş olması ile bağlantılıdır.

İnsanda dokunma, tat, koku ve işitme duyularının artması anlamlı cümleler kurmasını sağlıyor. Bu duyuların insanın yaşlanması nedeniyle azalıyor olması ilerleyen yaştakilerin birbirlerini anlama zorlukları çektiklerinin nedenlerini gösterir.

O halde örneğin tat alma duyusunu sağlayan kişinin beslenmesine bağlı olarak anlamlı cümle kurulmasına fayda sağladığını söyleyebiliriz. Bundan dolayı örneğin sağlıklı beslenenlerin daha anlamlı cümleler kurabileceği sonucuna ulaşılabilir.

Özellikle sınavlarda verilen kelimeler ile anlamlı cümle kurunuz şeklindeki Türk Dili ve Edebiyatı testi sorularının (Türkiye'de yapılan YKS sınavlarında toplam 24 sorudan ortalama olarak 4.743 tanesi doğru olarak cevaplanmaktadır) cevaplanabilmesi insanda duyuların ne oranda geliştiği ve bunları entegrasyon yapabilme yeteneğine bağlı olarak Broca ve Wernicke alanlarının prefrontal korteks ile ilişkili olarak parietal lobun da işlevselliğine bağlıdır. Beynin biyolojisi ve insan duyularının güçlü olması ile ilişkisinin varlığı, anlamlı cümle kurulması ile bireylerin toplum içinde birbirlerini anlamalarının temelini teşkil eder.

İnsanoğlunun yaşadığı bütün olumsuzlukların ve anlamsızlıkların nedeni bu tür beyinsel melekelerinin gelişmemesinden kaynaklanır. 

ARKEOTEKNO