ZİGANA DAĞINDA GÜZERGÂH BELİRLEME ÇALIŞMALARI

S. Vedat Karaarslan Arkeolog- Elektronik Mühendisi (MSc.)

Eskiden yollar ya köy yolu olarak işçilerin kazma kürek ile çalışarak ya da o zamanlar bulunabilirse önce bir dozerin açtığı daha sonra da greyderlerin düzgün hale getirdiği yol olarak daha sonraları ise Fransızca chaussée kelimesinden dilimize geçmiş ‘şose’ (dolma yol) kelimesinin karşılığı olarak İskoçlu mühendis McAdam’ın (makadam olarak okunur) bulduğu taşların kırılarak açılan yol içinde gömülmek suretiyle adlandırılan ‘makadam’ yöntemi ile yapılırdı.

Şose kelimesinin kökeni Ortaçağda yolların kireçtaşından yapılması nedeniyle kireçtaşı anlamına gelen Fransızca chaux (şo)  kelimesinden gelir. Şose yollar açılan toprak yol üzerine kırık çakıl taşları döküldükten sonra üzerine toprak dökülerek taşların sıkıştırılması esasına dayanan dayanıklı bir yol çeşididir. Şose ya da makadam yollar o zamanlar gelişmişliğin bir ölçüsü idi.

Rus Kafkas Ordusunun 19 Temmuz 1916 tarihinde Gümüşhane’yi işgali sırasında bölgede çok fazla inşaa edilen ve Kıpçak / Kuman Türkçesi olarak -u eki ile yöresel dilde söylenen ‘urus’ yolu denilen yollar hala kullanılır. Bunlardan bir tanesi de işgal süresinde şose olarak yapılan Karaer Mahallesi’ne çıkan ana yola paralel ve batı tarafına düşen günümüzde Belediye Binası’nın önünden Kıbrıs Caddesi’ne doğru yukarıya çıkan 1975 li yıllarda kısmi olarak küçük küp kare şeklinde Arnavut taşları ile döşeli yoldur. (San,1987) Bu şose yolların inşaası sırasında çakılların yola konulmasından sonra sıkıştırılması için kullanılan Ruslardan kalan silindirler yukarıdaki ilanda görüldüğü gibi tamir edilmek üzere 1931 yılında münakasat (ihale ile eksiltme yöntemi) ilanı verilmişti. [1]   

Günümüzde kullanılan ‘asfalt’ yol yapmak ya da bunun daha da ilerisi olan ‘beton’ yol yapmak ise 1975 li yıllarda petrol zengini İran’a ithal limanı olarak kullanılan Trabzon Limanı’ndan yük taşıyan kamyonların Gümüşhane’nin kuzeyinden geçen yol üzerinde  mola vermeleri sırasında karoserlerinin yükleri arasında görülebilen örgü kare kafes şeklinde asfalt altına konularak güçlendirme yapılan demirler, Türkiye için oldukça lüks ve pahalı görülürdü. 

Gümüşhane’nin Karadeniz yönüne doğru bağlantısı, birincisi Zigana Dağı üzerinden Torul, ikincisi ise Trabzon-- Araklı- Yağmurdere (Gümüşhane) üzerinden sağlanırdı.

Bu yollardan birincisi önünde coğrafi ve jeolojik bir engel Zigana Dağı’nın aşılması, ikincisindeki engel ise yolun çok kayalık ve zor bir yol olduğu yabancı seyahatnamelerde oldukça irdelenmiş bir sorun olarak görülmekteydi.

Trabzon-Erzurum arasında toplam 180 mil olan bu güzergahta Trabzon-Maçka arası 6 saat, Maçka-Zigana Dağı arası 9 saat, Zigana-Gümüşhane arası ise 9 saat olmak üzere Gümüşhane-Trabzon arasında seyahat etmek 24 saat tutmaktaydı.

Burada bölge için diğer yollar için bir ayrıntı; Zigana Dağı üzerindeki Hamsiköy’den Fergana yolu ile direkt olarak Kolat (Skolat-Skolot-) Hanları’na ulaşarak Güney istikametine doğru İmera-Tefil (Baş Mahallesi) yolu ile Gümüşhane’ye,  doğuya doğru gitmek isteyenler ise Deve Boynu ve Kostan (Komecan) Dağlarını aşarak Hart (Aydıntepe) üzerinden Bayburt’a varılırdı. Kısaca Maçka’dan (Cevizlik) itibaren yol Hortokop, Yanandon, Hamsiköy, Zigana Geçidi ve 850 metre aşağıdaki Harşit Vadisi ile Gümüşhane olarak bilinen haritadaki (1) yolu ‘kışlık yol’ olarak adlandırılırdı. [2]

Tarihi İpek Yolu denilen ve Romalıların antik Satala (Kelkit, Sadak Köyü) ile birleşen yolu da bu güzergâhın Karadeniz ile olan bağlantısını sağlardı. 

Rusların İran’ın Karadeniz ile olan ticari ilişkilerini Kafkasya’ya çekme politikalarına bağlı olarak Tiflis, Poti, Bakü eksenine demiryolları inşaa politikalarına karşın Osmanlı Devleti’de Gümüşhane’yi Trabzon ve Erzurum’a bir şose yol ile bağlayarak cevap vermek istiyordu.

Yol güzergâhı belirlenerek 26 Eylül 1856 tarihinde yolun yapımı için Nafia Nazırı İsmail Paşa tarafından çalışma başlatılır. Araya giren Kırım Savaşı nedeniyle şose yol yapımına ödenek kesilmişti. Bu durum 1872 yılına kadar devam etmişti. Trabzon-Gümüşhane-Erzurum irtibatının kesikliği Osmanlı’nın Trabzon Limanı’na gelecek her türlü lojistik desteğin Doğu illerine aktarılamaması gibi bir askeri strateji sorununu da ortaya çıkarıyordu.

Bir kar, ağaç, doğa, yol ve köprü görseli olabilir

GÜMÜŞHANE-TRABZON YOLU ÜZERİNDEKİ ZİGANA'NIN SİMGESİ TARİHİ DEĞERİ OLAN VE HALEN KULLANILAN ÇIĞ TÜNELİ (1940)

Nitekim Kırım Savaşı sırasında askeri mühimmatın Osmanlı Doğu sınırına nakli sırasında yaşanan sıkıntılar Fransız Ordusunda siyasi ve topografya subayı Mircher ve Saget adlı iki Fransız’ın Trabzon-Gümüşhane-Erzurum yolunun etüdünü yaptıklarını ve bu iş için Trabzon’dan 4 Mayıs’ta çıktığı yolculuktan tam 11 gün sonra Erzurum’a ulaştıkları ve yukarıda bahsettiğimiz kış ve yaz yollarının her ikisini de inceledikleri Maçka-Ardasa (Torul)-Gümüşhane-Tekke Köyü ve Bayburt üzerinden Erzurum’a kadar yaptıkları incelemelere dayalı olarak verdikleri raporlardan anlaşılmaktadır. [3]

Erzurum Valisi ve aynı zamanda ünlü şair Mehmet Emin Yurdakul’da 1908 yılında verdiği raporda Erzurum’dan çıkan deve kervanlarının yedi günde Gümüşhane’deki Murathanoğulları Hanlarına vardıklarını yazmış ve şose yolun düzgün hale getirilmesini istemişti. [4]