DÜŞÜNCE VE NİYETİN BEYİN FREKANSLARI YOLUYLA ÖLÇÜLMESİ

S. Vedat Karaarslan Arkeolog- Y. Mühendis

Sağlık sistemlerinde yapay zeka kullanımı IoT (Internet of Things) uygulamaları bütün dünyada süratli bir şekilde yeniliklere doğru ilerliyor.

Bunlardan bir tanesi de niyet okuma makinalarıdır.

Beynin niyeti çeşitli bölgelerinde kodladığı bilinir. Örneğin konuşma niyeti konuşmayı düzenleyen 'broca' ve 'parietal' bölgesinde kodlandığı, 'orta' ve 'ön' kortekslerin ise iki nesne arasındaki seçimimiz arasındaki gizli niyetimizi yani 'o mu? bu mu? şu mu?' dediğimiz seçimi kodladığı ortaya konulmuştur. (Haynes)  

Beyindeki Broca alanı konuşmayı düzenlerken Wernicke alanı ise dil algısı olarak 'dilin anlaşılır' hale gelmesini sağlar. Konuşma ile konuşulanın anlaşılması her iki alanı birbirlerine bağlayan yay şeklindeki nöronlar ile sağlanır.

Beynin diğer bölgeleri ile konuştuğumuz konunun bağlantısı; örneğin görme ile oksipital bölge, öfke kontrolü amigdala, mantıklı düşünce serebral korteks...vs ile olan senkronize bir bütünlük gerekliliği arz eder. Motor korteks ise beynin bu fonsiyonlarına göre insan uzuvlarının fiziksel hareketlerini kontrol eder.

Beynin bu bölümlerinin birbirleri ile entegrasyonu sonucu olarak bütünleşik hareket edebilmesinin pratikteki karşılığı; konuşulan ile kastedilenin (niyetimizin) senkronize olarak dil ile beyin arasındaki uyumun dışa vurumu olarak da beden dili ile (body language) senkronizasyonunu ifade eder.  

İnsan beyni sürekli elektriksel sinyaller üretir. Beyne harici bir uyarıcıdan gelen etki sonucunda üretilen alfa, beta ve gama sinyalleri omurilikte bulunan sitoplazmayı harekete geçirerek motor nöronlar yoluyla vücuttaki organ ve kaslar kontrol edilir. Bir motor nöron aksonu yüzlerce kas lifini harekete geçirebilir. Bu etkileşme beynin  30 Hz-100 Hz arasındaki gama frekans bandında 40 Hertz civarında yoğunlaşmakta ve bu bandın 0-150 ms arasındaki sinyalleri erken gama, yaklaşık 300 ms sonra yaydığı sinyaller ise geç gama sinyalleri olarak tanımlanır.

İnsan beyninin herhangi bir soruya 'evet' ya da 'hayır' cevabından birisini seçmesine yönelik olarak orta koyacağı niyet farkı da bu frekansların yayılmasına göre değişiklik arz eder.

Kore'de yapılan bir çalışmada bir grup öğrenciye evet ya da hayır cevabı verebileceği opsiyonlu sorular sorulduğunda 'alfa' modunda en yüksek 'hayır' cevabına ulaşılmıştır. [1] Bu nedenle, bu alfa-band nöral senkronlarının niyet tutma sırasında zihinsel temsili gösterdiğini ve niyetlerin içeriğine göre önemli ölçüde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu durum bana Türk Diplomasisi lügatında  'hayır' diye bir kelimenin olmadığı konusunda yıllar önce okuduğum bir  kitap yazan  eski milletvekili Kamuran İnan'ın Hayır Diyebilen Türkiye adlı kitabını hatırlattı.

Osmanlı Devleti'nin son yıllarında bazı dış güçlerin baskıcı politikalarına dayalı olarak hep 'evet' diyen devletin bundan böyle dilin en fazla kullandığı bir kelime olarak  'hayır' demesi gerektiğinin altını çizerek bu kelimenin şahsiyet ve cesaret isteyen hoş bir kelime olmadığını da kitabında yazar. Hayır kelimesinin güçlü insanlar ve bürokrasiye mahsus bir özellik olduğunun altını çizen İnan, güçlü insanların evet diyerek çalışmayı ,ya da bir meseleyi halletmek olduğunu, ancak zayıflık ve bilgisizlik örneği olarak devlet bürokrasisinde daha çok vatandaşın yüzüne 'hayır' demeyi adet edinmiş bir zayıf insan profili olduğunu açıklar. İnan'ın bu tespitleri beyni 'alfa' modunda çalışan bir devlet bürokrasisi ve hariciye ile aşılabileceği anlamına gelir.   

Beyin dalgalarının duyarlılık analizleri ve ölçümleri son yıllarda oldukça popüler hale gelmiştir. Bu çalışmalarda beyin frekanslarına dayalı insanın niyetinin anlaşılmasına yönelik  deneylerde en iyi frekansın 'alfa' frekansı olduğu düşünülürken son yıllarda ortaya gama frekansları ölçümü daha popüler olmaya başlamıştır.

Derin uykudaki bilinç durumunu ifade eden düşük frekanslı teta dalgaları (4-7 Hertz) ya da uyanıklık bilinç durumunda yayılan beta (13-40 Hertz) dalgaları yanında son yıllarda 'gama' dalgalarının önemi insanların niyetlerinin 'olumlu' ya da 'olumsuz' olduğu konusundaki ölçümlere dayanır.  

Bazı deney sonuçları beyin nöronlarının senkronize bir şekilde çoğunun bir 'çığ' gibi hareket ettiğini gösteren gama sinyallerinin dikkat ile olan ilişkisi ortaya konulmuştur.

Einstein'in en iyi araştırmalarını yaptığı beynin alfa ritimlerinin 8-13 Hertz arasında ortaya çıkıyor olmasının , ışık hızının dünyanın çevresine bölünmesi ile elde edilen 7.83 Hertz lik frekans bandı ile senkronize bir frekans olması dünya manyetiğinin sürekli değişmesine bağlı olarak belki de konuştuğumuz, yazdığımız her şeyin daha iyi ya da daha kötü olarak anlaşılmasına neden olacak ölçülebilir skalalı bir niyet okuma aleti yapılabileceğini ortaya koymakta.

Sözlüklerde 'yönelmek, ciddiyet ve kararlılık' göstermek anlamına geken niyet, sonucu itibarıyla yayarın alınması zararın ise bertaraf edilmesi anlamına gelir. [2] Bunu matemetiksel olarak ölçümü ise insanların niyetini bir ölçek ile anlamanın yolu ya da klasik söylemle 'düşünce ya da niyet okumak' EEG sensörlerinin kafatası üzerine konulması ile kişinin niyetinin 'iyi' ya da 'kötümser' düşüncesine göre beynin yayınladığı frekansları ölçmek şeklinde yapılır.

Wisconsin Üniversitesi Affective Neuroscience Laboratuarından bilim insanı Richard Davidson, bir denek üzerinde yapmış olduğu 'olumlu' düşünceli bir insan üzerinde niyet okuma deneyinde sonuç olarak 25-70 Hertz lik 'gama' frekanslı beyin dalgalarının yayıldığı sonucuna ulaşmıştı. Buna ilaveten vücudun etrafındaki 'biyo alan'ın karşılığı olarak elde edilen 'kirlian' fotoğrafları Rus Korotkov tarafından daha da ileriye taşınarak insan vücudunun etrafındaki alanların tanımını yapmıştı. Bu çalışma da The National Institutes of Health tarafından araştırma alanı içine dahil edilmişti.  

İnsan vücudu etrafındaki Bio alan çalışmalarını yapmaya devam eden Korotkov, bu çalışmaları o kadar ileriye götürdü ki yukarıda resmi görülen düzenek ile arkeolojik alanların ya da mabetlerin etrafındaki enerjileri ölçerek haritalayamaya başlamıştı.

Bu değerlendirmeler ve sonuçlar bizi olumlu düşünceli ya da niyetli, ya da şefkatli bir beynin gama frekans bandında 25-70 Hertz lik frekanslı dalgaları yayıyor olması gerektiğine ulaştırır.

Yıllarca iyi niyetli ya da düşünceli olarak yaşamlarını sürdürenlerin beynin nöroplastisite özelliği ile birlikte sinirsel yapılarını da buna göre kurmuş olduklarını hiç de olumlu düşünceli (niyetli) olmayan insanların bu sinirsel beyin yollarını kuramadıkları için de dış davranış modeli olarak kendilerini 'şefkatli' ya da 'olumlu düşünceli ya da niyetli' bir psikolojik yapıya ulaştıramadıklarını ortaya koyar.

Ancak iyi niyetli olmayanlar için bu olumsuz tablo, çok da dünyanın sonu değildir. Amerika Birleşik Devletleri'nde  Altı haftalık bir 'olumlu düşünceli' denek olma seanslarında bir çalışma moduna sokulan bir beyin sonuçta beynin sinirsel topolojik yapısını aynen 'olumlu düşünceli ya da niyetli' bir beyindeki sinirsel ağ şekline dönüştürebiliyor.

Gerçektende beynin 25-70 Hertz frekans (titreşim) yayması beynin biyolojik yapısında hesap uzmanı sol beyin ve sanatcı sağ beyin lobu arasında bir senkronizasyon, duygusal merkez olan limbik sistem ile mantık bölgesi olan korteks arasında bir elektriksel deşarj oluşturur.

Her ne kadar kişinin erkek veya kadın olarak cinsiyet odaklı olarak  insan sesindeki duygunun ölçülmesi için teorik olarak yukarıdaki gibi bir Destek Vektör Makinası (Support Vector Machine) kullanılıyor olsa da bunun web ortamında kullanılabileceğine yönelik gelişmeler derin öğrenme 'deep learning' ya da makina öğrenmesi 'machine learning' gibi yapay zeka uygulamalarına yönelik olarak çalışmalar halen büyük bir hız ile devam etmekte.[3] 

Daniel Goleman, Duygusal Zeka ölçümlerinde korteks ve limbik sistemin birbirinden koptuğunu ortaya koyan çalışması duygusal zekalı bir beynin 'iyi niyetli' modlu çalışması anlamına gelmediğini ortaya koymuştu.Bunun insan psikolojisinde dışa vurumu 'duygusal zekası' yüksek olan yani 'empati' yapabilen kişilerin çok da 'iyi niyetli' olarak davranabileceği anlamına gelmediği şeklinde ifade edilebilir. İnsan davranış modu olarak empati yapabilmenin olumlu sonucu aynı zamanda beynin 25-70 Hertz bandında frekans yaymasına bağlı olarak iyi niyetli olması ile ilişkili bir sonucu olması gerekir.

Soru ve sorun beynin alfa modunda yaydığı frekansları evet-hayır ikilemindeki seçimimizi kolaylaştıran 8-13 Hertz arasında tutup bir yandan da beynin frekanslarını dışarıya gösterilen olumlu psikolojik davranış modeli olan beynin frekanslarını 25-70 Hertz bandına nasıl getirebileceği? ile ilgili husustur.

Sonuç olarak, toplumlarda çalışmayı prensip haline getirerek 'meseleleri' çözme anlamında uygulanması gereken; beynin biyolojik yapısının davranışları ya da bütün çevresel etkileşimlerin de yer aldığı davranışların beyin nöroplastisitesini [4] olumlu düşünmeye yönelik sinirsel yapıyı nasıl oluşturabileceğine yönelik yaklaşımlar, üzerinde çalışılması gereken toplumsal geleceğimiz ile ilgili yapılacak bilimsel araştırmalar sonucu yeni çalışmalar olarak ele alınmalıdır.

ARKEOTEKNO   

[1] http://downloads.hindawi.com/journals/cin/2019/7084186.pdf

[2] https://islamansiklopedisi.org.tr/niyet

[3] https://www.computer.org/csdl/journal/ec/2013/02/06568890/13rRUygBw3B

[4] Nöronların zamanla dış deneyim ve tecrübelere göre yeni bağlantılar oluşturabilme, korteks aracılığı ile yeni yollarda ileti taşıyabilme ve hatta sahip olduğundan farklı roller üstlenebilmesidir.